28 Şubat 2017 Salı

Kamu Kurumlarında İşçi Olarak İstihdam Edilenlerin Tazminat Hakları



...... ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

SUNULMAK ÜZERE

...... İŞ  MAHKEMESİ SAYIN  HAKİMLİĞİNE

BİLİRKİŞİ RAPORUDUR

 

KONU                                                  :    Alacak

I. DAVACININ  İDDİASI                :

            Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1985 tarihinden 2006 yılı 1. ayı sonuna kadar davalı belediyede işçisi olarak çalıştığını ve bu tarihte emekli olduğunu Belediye ve %99 ?u belediyeye ait taşeron şirketi S. AŞ. de toplam çalışmasının 13 yılı aşkın olduğunu, davacının bu süre içerisinde hiç yıllık izin kullanmadığını ve kullandırılmadığını, davacı Belediye İş Sendikası üyesi olduğunu,  31.7.2003 tarih ve 4969 sayılı Kanunla Değişik 375 sayılı KHK1/d bendi gereği kamu kurumunda işçi olarak istihdam edilenlere emekli olduklarında tazminat verileceğinin belirtildiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak;

                                   Yıllık ücretli izin alacağından                              :           300.00YTL

                                   Tazminatından                                                  :           500,00YTL

alacağın  dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.DAVALININ  CEVABI              :

Davalı vekili cevap layihasında özetle; davacının mevsimlik işçi olduğunu, çalışma süresinin bir tam yılı doldurmadığından izin hakkının bulunmadığını, davacının S. A.Ş.?deki çalışmasının hizmet süresine dahil edilmemesi gerektiğini, davaya zamanaşımı itirazında bulunduğunu, aynı zamanda faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III.İNCELEMELER                                  :

ZAMANAŞIMI İTİRAZI               :

Davacının yıllık izin alacağı ve tazminat alacağı iddiasına karşılık davalı süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

            Tazminat için akdin feshi tarihinden itibaren 10 yıllık, yıllık ücretli izin alacağı için ise akdin feshinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesi ile  zamanaşımı gerçekleşmekte olup hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar olan sürede zamanaşımının gerçekleşmediği tespit edilmektedir.

HİZMET SÜRESİ                        :

            1-Davacının 31.7.1987 tarihinde sendika üyesi olduğu tespit edilmektedir.

2-Davacı tanıklarından M. K.; kendilerinin mevsimlik işçi olarak işe girdiklerini ancak zincirleme iş akitleri ile sözleşmelerinin devam ettiğini nerede ihtiyaç duyulursa orada çalıştıklarını, bazı yıllar yılın 12 ayı sürekli çalıştıklarının olduğunu ve bazı yıllar ise yılın belirli aylarında çalışıp belirli aylarında çalışmadıklarını, bu dönemlerde ortalama 8-10 ay arasında çalıştıklarını, ayrıca S. A.Ş.?ye ait işçilerinde kendileri ile çalıştırıldıklarının olduğunu, çalışmadıkları dönemin kış aylarına denk geldiğini, vize yetersizliği nedeni ile çalıştırılmadıklarını,

M. K.; kendilerinin mevsimlik işçi olarak işe girdiklerini ancak zincirleme iş akitleri ile sözleşmelerinin devam ettiğini nerede ihtiyaç duyulursa orada çalıştıklarını, bazı yıllar yılın 12 ayı sürekli çalıştıklarının olduğunu ve bazı yıllar ise yılın belirli aylarında çalışıp belirli aylarında çalışmadıklarını, bu dönemlerde ortalama 8-10 ay arasında çalıştıklarını, ayrıca S. A.Ş.?ye ait işçilerinde kendileri ile çalıştırıldıklarının olduğunu, kendilerinin işten çıkartıldığı dönemlerde S. A.Ş.?ye ait işçilerin çalıştırıldığını, hizmet akdinin bitip boşa çıktığı dönemlerde S. A.Ş.?de işe başlayıp belediyenin işlerini S. A.Ş. işçisi olarak yürüttüklerinin de olduğunu, kendisinin 2/3 yıl kadar bu şekilde çalıştığını, çalışmadıkları dönemin kış aylarına denk geldiğini, vize yetersizliği nedeni ile çalıştırılmadıklarını, beyan etmişlerdir.

3-Davalı tanıklarından R. K. ve K. O.; mevsimlik işçilerin yılın belirli aylarında çalıştıklarını ve belirli aylarında ise çalışmadıklarını, bu dönemin bazı yıllar 1 ay bazı yıllar ise 2-4 ay arasında değiştiğini, mevsimlik işçilerin daha çok kış aylarında çalışmadıklarını, belediyenin iş akdinin bittiğinde yapılacak iş bulunmadığını belirterek iş akdini sona erdirdiğini ve işlerin yeniden artması durumunda haber vererek yeniden işe başlattığını, işyerinde 1-2 tane kadrolu işçi bulunduğunu ve belediyenin tüm işlerinin mevsim işçiler ve S. A.Ş.?nin işçileri tarafından yürütüldüğünü, mevsimlik işçilerin daha ziyade kış döneminde çalışmamalarının park ve bahçe, inşaat işleri gibi bir takım işlerin yaz döneminde yapılmasından kaynaklandığını, mevsimlik işçilerin tümünün işten çıkartıldığı dönemlerde belediyenin yapması gereken hizmetlerini S. A.Ş.?nin işçilerinin yaptığını, beyan etmişlerdir.

            4-Davacının 2006 yılı Ocak ayındaki günlük ücretinin brüt 22,12YTL olduğu tespit edilmektedir.

            5-Dosyaya Belediye Başkanlığı kıdem tazminatı bordrosundan davacının geçici işçi olarak çalıştığı, 7.5.1985-31.1.2006 tarihleri arasında çalıştığından bahisle 19 yıl 5 ay 8 günlük askerlik süresi dahil hizmetinin bulunduğu ve askerlik süresi hariç 17 yıl 9 ay 8 günlük Belediyeye ait hizmetinin bulunduğu belirtilerek kıdem tazminatının tahakkuk ettirildiği tespit edilmektedir.

            6-Dosyaya ekli toplu iş sözleşmelerinin tetkikinden işyerinde 31.12.1998 tarihine kadar olan dönemde İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 31. maddesinde hizmeti 1-10 yıl olan işçilere 32 gün, hizmeti 10-20 yıl olan işçilere ise 36 gün izin verileceği öngörülmüş olup 1.1.1999 tarihinden itibaren uygulan toplu iş sözleşmelerinde ise İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 31. maddesinde hizmeti 1-10 yıl olan işçilere 30 gün, hizmeti 10-20 yıl olan işçilere ise 32 gün izin verileceği öngörülmüştür.

            7-Davacının 7.2.1994-14.2.1994 tarihleri arasında 6 iş günü yıllık izin kullandığı tespit edilmektedir.

            8-Dosyaya ekli işe giriş bildirgelerinin ve iş akdinin başlangıç ve askı sürelerini belirtir yazıların tetkikinden davacının aşağıda belirtilen sürelerde çalıştığı bildirilmiş olup;

davacının davalı belediye Başkanlığına ait S. A.Ş. ?ye ait işyerinde çalıştığı dönemler dikkate alındığında davacının 7.8.1985 tarihinde işe girdiği ve iş akdinin sona erdiği 31.1.2006 tarihine kadar aralıksız olarak çalışmasını sürdürdüğü tespit edilmekte hizmet sürelerinin  başlangıç ve bitiş tarihlerinin incelenmesinde davacının bir iki günlük sürenin hemen akabinde tekrar işe başlatıldığı görülmekte ve tanık beyanlarınca da davacının bu sürelerde sürekli çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının bu 1,2,3 gün gibi kısa süreler içinde devamlı çalıştığı ancak daha uzun süreli olan 2-3 ay gibi olan dönemlerde ve ücretsiz izinli olduğu günlerde çalışmadığı kabul edilmiş olup davacının hizmet süresi 7.5.1985-31.1.2006 tarihleri arası 19 yıl 1 ay 13 gün olarak tespit edilmektedir.

            DAVACININ HUKUKSAL STATÜSÜ         :

            Davacı ile davalı işverenlik arasında geçici işçi vizelerine dayalı olarak Belediye Başkanlığı tarafından alınan vizeler üzerine sürekli belirli süreli hizmet akitleri yapılması sonucu oluşan sürekli bir iş sözleşmesi mevcuttur. Davacının bu çalışma sistemi mevsimlik çalışma olmayıp zira yapılan işler her mevsim yapılabilen ve özü itibari ile Belediyenin geçici işçiler için vize aldığı sürece yapılan bir hizmet olup bu nedenle davacının çalışması mevsimlik çalışma değildir.

            YILLIK ÜCRETLİ İZİN ALACAĞINDAN                :

            Dosyaya ekli belgelerden davacının 7.5.1985-31.7.1987 tarihleri arasında sendika üyesi olmayıp 1475 sayılı Yasaya göre yıllık ücretli izne hak kazandığından bu tarihler arası 2 yıl 2 ay 24 gün ücretsiz izinli olduğu günler hariç hizmeti bulunduğundan 2 tam yıl için 12X2=24 gün izin hakkı mevcuttur.

            31.7.1987 tarihinden itibaren sendika üyesi bulunduğundan davacının bu tarihten sonra toplu iş sözleşmesi gereğince izne hak kazandığı tespit edilmektedir. Bu durumda dosyaya ekli toplu iş sözleşmelerinin tetkikinden işyerinde 31.12.1998 tarihine kadar olan dönemde İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 31. maddesinde hizmeti 1-10 yıl olan işçilere 32 gün, hizmeti 10-20 yıl olan işçilere ise 36 gün izin verileceği öngörülmüş olup 1.1.1999 tarihinden itibaren uygulan toplu iş sözleşmelerinde ise İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 31. maddesinde hizmeti 1-10 yıl olan işçilere 30 gün, hizmeti 10-20 yıl olan işçilere ise 32 gün izin verileceği öngörülmüştür.

            Dolayısıyla davacının 31.12.1998 tarihine kadar olan dönemdeki hizmet süresi ücretsiz izinler hariç 12 yıl 7 ay 29 gün olup bu iznin ilk 2 yılını 1475 sayılı Yasaya göre hak kazanmış ve sonrasındaki 10 yıla ait izin hakkını ise toplu iş sözleşmesine göre hak kazanmıştır. Bu durumda 31.7.1987-31.12.1998 tarihleri arasındaki davacının 3. ve 12. yıla ait tam yıl karşılığı izin hakkı ve dolayısıyla 3-12 yıl arasında hak kazandığı 10 yıllık izin hakkından 3-10 yıl arasındakiler nedeni ile 8X32=256 gün 11-12. yıla ait izin hakkı ise 2X36=72 gün olup 1.1.1999 tarihinden sonra ki 7 yıla ait izin hakkı ise 7X32=224 gün olmak üzere davacının toplam izin hakkı 24+256+72+224=576 gündür.

            Yerleşik içtihatlar, işçinin izin kullandığını veya izin ücretinin ödendiğini iddia eden işverenin iddiasını, işçinin imzasını havi belge ile ispatını amir olup bu konunun tanıkla dahi ispat edilemeyeceği yolundadır. Davalı işverenlik tarafından davacıya yıllık izin olarak talep dönemi içinde 6 gün verildiği anlaşıldığından davacının bakiye 576-6=570 günlük izin alacağı vardır.

            4857 sayılı Yasa?nın 59. maddesi uyarınca akdin işçi veya işveren tarafından feshi halinde işçinin hak kazanıp ta kullanmadığı izin ücretinin son ücret üzerinden hesaplanması  gerekmekte olup davacının izin alacağı aşağıda hesaplandığı üzeredir.

            TAZMİNAT ALACAĞINDAN                    :

            4969 Sayılı Yasa?nın 2. maddesi ile 27.6.1989 tarih ve 22.1.1990 tarihli ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel kamu kurumlarındaki işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyenlere? damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın 500,00YTL tutarında tazminat ödeneceği öngörülmüş olup davacı 25.1.2006 tarihinde yaşlılık aylığı alabilmek için SSK?ya başvurmuş ve kendisine 1.2.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Dolayısıyla davacıya Damga Resmi hariç

SONUÇ                         :

Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının net;

                        Yıllık ücretli izin alacağı              : 10.656,62YTL

                        Tazminat alacağından                            :    496,25YTL

Alacağı bulunduğunu, saygı ile arz ederim. 14.6.2006

                                                                                                          Bilirkişi Av. Mustafa USLU

 




13 Haziran 2013, Perşembe 08:30
1864 defa okundu.

EN SON EKLENEN HABERLER !

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


NOT : Bu sayfalarda olan yorumlar ziyaretcilere aittir.

YORUMLAR

Ilk yorum yapan siz olun.