18 Aralık 2017 Pazartesi

SGK Tarafından Karşılanmayan Zararın Giderilmesi , Haksız Zenginleşmeyi Önlemek



.....  ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

SUNULMAK ÜZERE

........ İŞ   MAHKEMESİ   SAYIN   HAKİMLİĞİNE

BİLİRKİŞİ RAPORUDUR:

 

Kaza Tarihi                   : 16.11.2000

Vefat tarihi                    : 16.11.2000

Kusuru                         :  Yok

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Başkanlığının 25.11.1999 tarih ve E.1999/8332, K.1999/8594 sayılı BOZMA İLAMINDA; ?... davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle hak sahiplerinin zararları belirlendikten sonra mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerindeki artışları saptamak suretiyle tazminattan indirilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan, hüküm tarihine en yakın tarih olan 1.7.1999 tarihinde 12000 sayılı katsayının yürürlükte olduğu tartışmasızdır. Oysa hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan 12000 katsayı ile hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin Kurumdan sorularak bildirilen miktarın belirlenen tazminattan indirilmediği açık-seçiktir.

Mahkemece yapılacak iş: hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan katsayı ile hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değeri Sosyal Sigortalar Kurumundan sorulmak, bildirilen miktarı, hüküm tarihinde belli olan veriler nazara alınarak hak sahiplerinin yeniden hesaplanacak tazminatlarından indirilmek ve usuli kazanılmış haklarda göz önünde tutulmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir...? gerekçesi ile bozulmuştur. Anılan bozma ilamında da belirtildiği üzere iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine SSK tarafından iş kazası sonucu bağlanan  gelir peşin sermaye değerlerinin celbi ile hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Siirt Sigorta İl Müdürlüğünün 22.10.2002 tarih ve 08658 sayılı yazısı ile K. K.?ın ölümü ile sonuçlanan 16.11.2000 tarihli kaza olayı ile ilgili, sigorta müfettişliğince yapılan tahkikat neticesinde tanzim olunan 6.2.2001 tarih ve 7 sayılı inceleme araştırma raporunda OLAYIN İŞ KAZASI OLMADIĞI ve bu nedenle de adı geçenin hak sahiplerine iş kazası yönünden aylık bağlanmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin 28.1.1974 tarih ve 4128, K.1529 sayılı Bozma ilamında; ? Davacının hakkında uygulanması gereken Sosyal Sigorta Yardımının niteliği ve kapsamı bakımından, maruz kaldığı sigorta olayının iş kazası niteliğini taşıdığını tespitte hukuki yararı olduğu açıktır. Özellikle Kurum?ca sigorta olayının iş kazası olarak  kabul edilmemesi, sosyal sigorta mevzuatı açısından bu yolda dava açılmasını zorunlu kılmaktadır. Son bilimsel eğilimlerde tespit davalarının uygulanma alanının genişletilmesi yolundadır. Bir eda davasının açılması olanağının bulunuşunun ise tespit davasının açılmasına engel teşkil etmeyeceği söz götürmez...? yine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 21.5.1998 tarih ve E.1998/3576, K.1998/3675 sayılı Bozma ilamında; ? Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin Kurumundan sorularak, bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği, Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, hak sahiplerine bağlanan ve bağlanması gereken gelirin ne olduğu konusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş; davanın niteliği göz önünde tutularak, hak sahiplerine bağlanan gelirin ne olduğu Kurumdan sorulmak ve bildirilen miktarı zarardan düşmek, hak sahiplerine gelir bağlanmadığının bildirilmesi durumunda hak sahiplerine gelir bağlanması için kuruma başvurmaları GİDEREK DAVA AÇMALARI YÖNÜNDEN ÖNEL VERİLMEK ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir...?şeklinde davanın niteliği itibari ile hak sahiplerine önel verilerek kendilerine gelir bağlatmaları ve gelir bağlanmaması halinde ise dava açmaları gerektiği belirtilmiştir.

Bu durumda olayın iş kazası olup olmadığı yolunda hak sahiplerine önel verilerek  tespit davası açtırılması gerektiği ve tespit davasının sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği izahtan varestedir.

SONUÇ             :

Davacılara meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığının tespiti hususunda dava açılması için önel verilmesi ve açılan bu davanın derdest dava için bekletici mesele yapılarak anılan tespit davasında olayın iş kazası olarak sonuçlanması ve gelir bağlanması halinde bu gelir miktarının da dosyaya getirtilerek hesap raporu tanzim ettirilmesi gerektiğini, saygı ile arz ederim. 18.2.2003                                                                                           

                                                                                                          Bilirkişi  Av. Mustafa Uslu

 




13 Haziran 2013, Perşembe 07:52
defa okundu.

EN SON EKLENEN HABERLER !

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


NOT : Bu sayfalarda olan yorumlar ziyaretcilere aittir.